9 Şubat 2015 Pazartesi

Serenad/Zülfü Livaneli-YORUM


Kitabın Adı:Serenad
Yazarı:Zülfü Livaneli
Yayınevi:Doğan Kitap
Sayfa Sayısı:484
GoodReads Puanı:4.27

Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesi'nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran'ın (36) ABD'den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner'i (87) karşılamasıyla başlar.

1930'lu yıllarda İstanbul Üniversitesi'nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile'ye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş açılan dokunaklı bir aşk hikâyesine karışmakla kalmaz, dünya tarihine ve kendi ailesine ilişkin birtakım sırları da öğrenir.

Serenad, 60 yıldır süren bir aşkı ele alırken, ister herkesin bildiği Yahudi Soykırımı olsun isterse çok az kimsenin bildiği Mavi Alay, bütün siyasi sorunlarda asıl harcananın, gürültüye gidenin hep insan olduğu gerçeğini de göz önüne seriyor.

Okurunu sımsıkı kavrayan Serenad'da Zülfü Livaneli'nin romancılığının en temel niteliklerinden biri yine başrolde: İç içe geçmiş, kaynaşmış kişisel ve toplumsal tarihlerin kusursuz Dengesi.



Merhaba :) Birkaç gündür blogla ilgilenemiyorum.Çünkü 15 tatil nedeniyle evde değildim.Kendi bilgisayarım yanımda olmadığı için yorumda yazamadım.15 tatil ödevim Serenad'ı okumaktı.İyiki böyle bir ödev almışım yoksa okumak aklıma bile gelmezdi.Ödev olduğu için biraz önyargılı yaklaşsam da kitaba BAYILDIM.

İlk önce şunu söyleyeyim,herkese tavsiye ederim.İlk 40-50 sayfanın yavaş gittiği doğrudur.Ancak yarım bırakmak büyük hata çünkü sonrasında kitap sizi öyle bir içine çekiyor ki ne olduğunu anlamıyorsunuz.Zülfü Livanelinin akıcı,sade ve yormadan anlatımı sayesinde 4 günde bitirdim.

Zülfü Livaneli olayları "Maya Duran" adında bir kadının ağzından anlatıyor.Bu konuda da oldukça başarılı.Maya Duran monoton bir hayat yaşıyordu taa ki Maximilian Wagner ile tanışana kadar...Maximilian Maya'yı tarih,aşk ve acı ile tanıştırdığında,Maya yaşadığı dünyanın ve gizli kalmış geçmişinin farkına varacaktır.

Bir yandan tarihi bilgi sahibi olurken diğer yandan Maximilian ve Nadia'nın aşkına tanık oluyoruz.Nazi dönemi ve olayları konu alıyor özellikle benim gibi bilmeyenler için önemli bilgilere sahip.Struma Gemisi,Mavi Alay,geçmişimiz ve tarihimiz hakkında ışık tutan bir roman.
Ben okurken ara ara durup,araştırma yaptım,notlar aldım.Kendimi öyle bir kaptırmışım ki gerçekten Maximilian Wagner adında birinin olup olmadığını da araştırdım.Son sözüm şu ki;TAVSİYE EDERİM.



Düpedüz sarıl bana dedikten sonra, sarılmanın ne anlamı kalır!

Benim de daha sonra anlayacağım gibi,bazı ölümlerin acısı hep yeni kalıyordu.

"Aramızdaki temel fark ne, biliyor musun? Sen insanlara baktığın zaman üniformalar, bayraklar ve din görüyorsun!"
"Peki, sen ne görüyorsun bakalım?"
"İnsan, sadece insan. Seven, acı çeken, acıkan, üşüyen, korkan bir insan."

“Bu dünyada sana kötülük yapmak isteyen insanlar çıkacak karşına, ama unutma ki iyilik yapmak isteyenler de çıkacak. Kimi insanın yüreği karanlık, kimininki aydınlıktır. Geceyle gündüz gibi! Dünyanın kötülerle dolu olduğunu düşünüp küsme, herkesin iyi olduğunu düşünüp hayal kırıklığına uğrama! Kendini koru …, insanlara karşı kendini koru!”





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder