8 Eylül 2015 Salı

3.KMBT||Emanet Mezar/Ariana Franklin-YORUM+ALINTILAR


3.Kitap Melezleriyle Blog Turundan hepinize merhaba! Melezlerin bu ay ki tur kitabı Emanet Mezardı.Yoruma geçmeden önce konusunu bir okuyalım.

 Glastonbury Manastırı'nda, bir tabutta iki insana ait iskelet kalıntıları bulunur. Bu iskeletlerin Kral Arthur ve Kraliçe Guinevere'e ait olduğu söylentisi yayılır. II. Henry hükmettiği topraklardaki Gallilerin Kral Arthur'un döneceğine dair besledikleri umudu yok etmek ve çıkabilecek bir isyanı dizginlemek amacıyla, bu iskeletlerin kimliklerinin belirlenmesini emreder. Bu görev kralın ölüm üstadı Adelia Aguilar'a verilir. Adelia ve onun yakın dostu Emma'yı, mezarlıklardan cüzamlı adasına, manastırın dehlizlerinden kralın sarayına uzanan nefes kesen bir macera ve geçmişin derinliklerine saklanmış büyük bir sır beklemektedir. Emanet Mezar, soluk soluğa okuyacağınız muhteşem bir tarihi gerilim romanı. 
"Ariana Franklin, tarihi gerilim romanının, roman kahramanı Adelia Aguilar ise ölümün kraliçesi." -Publishers Weekly-
 "Emanet Mezar, bir manastırın derinliklerindeki mezarlarda, geçmişin kuytu köşelerinde, sırların kenar çizgilerinde dolaşan muhteşem bir roman." -Booklist-
 "Ölüm, esrarengiz olaylar, rüyalar, tutku, inanç, hırs ve ihanet bu kitapta bir arada. 12. yüzyılın karanlığında ışığa yeni bir yol açan kahramanların izini sürmek isteyeceksiniz." -Amazon-
 Emanet Mezar,Mistress of the Art of Death Serisinin 3.kitabıymış meğer.Bunu az önce öğrendim.Okurken seri olduğuna dair hiç bir ize rastlamadım.Yani bu kitabı seriden bağımsız olarak okuyabilirsiniz.

Baş karakterimiz Adelia Aguliar kralın ölüm üstadıdır.Glastonbury Manastırında bir tabutta 2 ceset bulunur.Ve bu cesetlerin Kral Arthur ve Kraliçe Guinevere'e ait olduğu söylenir.Cesetlerin onlar olup olmadığının ispatlanması için Adelia'yı görevlendirir.Bu görev sırasında Adelia bin bir zorlukla karşılaşırken bir yandan kaybolan arkadaşı Emma'yı aramaya çalışır.

Öncelikle konunun içinde Arthur efsanesinin geçmesi,Avalon, Excalibur gibi önemli şeylerden bahsedilmesi beni kitaba bağladı.Arthur efsanesine olan ilgim çok büyük.Bu kitapla beraber Merlin dizisine tekrar başladım.Ve ardından Kral Arthur ve Merlinle alakalı 3 kitap aldım.

Kitabı ilk başlarda hep kafamda soru işaretleriyle okudum.Karışık bir konusu vardı ve bana yabancı olan İngiliz tarihi okumamı kolaylaştırmadı.Kitabın 250.sayfadan sonra açıldığını söylemeliyim.250'ye kadar.Daha çok tarih ve araştırma varken.250.sayfadan sonrasında polisiye ve gerilim ağır basıyor.Karakterler çok gerçekçi işlenmişti.

Yazarın tüm bu kurguyu çıkarırken bolca araştırma yaptığı belli.Yabancı kelimeler kullanması ve açıklaması,kitabın içinde bolca Latince kelime ve cümlelerin bulunması,mitolojiden bol bol bahsetmesi bunun kanıtları ve tüm bunları yaparken tarihten bahsetmeyi unutmamış.

Ve kitabın sonlarında çok şaşıracağımız olaylar oluyor.Manastırdaki yangının suçlusu kimdi? O cesetler kime aitti? Arkadaşı Emma'nın başına neler geldi? tüm sorular birbir cevaplanıyor.

Tarihi gerilim-polisiye romanı okumak isterseniz Ariana Franklin'in kitaplarına göz atabilirsiniz.Ancak bir Tess Geritsen değil.Benzerlerine göre oldukça az aksiyon ve heyecan içeriyor.Tarihi kurgu ağırlıkta.

Martı Yayınlarına bu turumuzda bize sponsor oldukları için çok teşekkürler :)

"Hala çok yakışıklıydı.Sorun da buydu ya zaten.Yürüyüşü ve konuşması,güzel elleri,içleri kolayca gülebilen gözleri....Bir piskopostan tamamen farklıydı,etrafına şehvet saçıyordu.Tanrı cezasını versin."


"Yirmi yıl önce,diye düşündü.Yirmi yıl önce bir suç işlenmişti.Yirmi yıl önce,bir erkek ve bir kadının cesetlerinin bir daha bulunmamak üzere gömülmesi gerekmişti.Ama şimdi bulunmuşlardı ve onları her kim gömdüyse iskeletlerin kimliklerinin tespit edilmesini ve suçun aydınlığa kavuşturulmasını istemiyordu."

"Minnet lafla değil,icraatla gösterilirdi."

"Doğa,hayatın şarkısını söylerken keşişler ölümün ilahilerini söylüyorlardı.Ve ikisi de bunu çok güzel yapıyorlardı."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder