22 Eylül 2015 Salı

4.KMBT||Kutsal İnek/David Duchovny-YORUM+ALINTILAR




Herkese merhaba! Nasılsınız? Tatil bitior maalesef :( Resmen 1 aydan az kaldı.Daha dün gibi karne günü.Bu yazda öyle boş boş geçti.Tek yaptığım voleybola gitmek oldu.O kadar.
Tabi bu arada 3.Kitap Melezleri ile Blog Turu'nun kitabı olan Kutsal İneği okudum.Yorumu ve alıntılarıyla karşınızdayım :)




Hindistan'dan Türkiye'ye, İsrail'den Filistin'e kıtalararası bir macera!

X-Files ve Californication'ın yıldızı David Duchovny'den katıla katıla okunacak lezzetli bir hiciv,
iyimser bir sistem eleştirisi, bir doğal hayat manifestosu.

Siz, ben, biz, yabandaki hayvanlar, dizinizin dibindeki hayvanlar, tabağınızdaki hayvanlar, yanınızda duran kişi... Hepimiz biriz. Hepimiz kutsalız.

Bütün inek anneleri gibi aniden ortadan kaybolan annesinin özlemiyle yanıp tutuşurken, insan ırkının himayesindeki ineklerin başına gelenleri öğrenen Elsie, bir gece çiftlikten kaçar. Hindistan Operasyonu dediği kaçış projesinin hedefi makûs talihine dur demek, feleğin tekerine çomak sokmaktır. 
Bu özgürlükçü macerada Elsie'ye onunla aynı emelleri taşıyan bir domuz ve bir hindi yoldaşlık eder.

Güçlerini birleştiren hayvanlar ezber bozarak insanlığa nanik yapıyor!

"Hayvan Çiftliği'nden bu yana yazılmış en ilgi çekici hikâyelerden."
-Time Out-

"David Duchovny'nin cezbedici, cesur ve hazırcevap icadı Elsie Bovary, hiçbir okurun karşı koyamayacağı bir edebiyat festivalini garanti ediyor."
-Rafael Yglesias-
(Tanıtım Bülteninden)

Elsie,çiftliğinde hayatında mutlu bir halde yaşamaktadır.Yakın arkadaşı Mallory ile bir akşam boğaları ziyaret ederler.Mallory boğalarla eğlenirken,Elsie çiftçinin evine doğru çekildiğini hisseder.Hislerine karşı koyamaz ve evin camından baktığında televizyonu yani onun deyimiyle Kutu Tanrı'yı görür.Gördükleri hayata bakış açısını değiştirir ve ne olduğunu anlamadan yanında kendine Şalom diyen bir domuz ve adı Tom olan bir hindiyle çiftlikten kaçar.Türkiyeden İsraile,İsrailden Filistine ve ardından Hindistan'a macera dolu bir yolculuğa çıkarlar.
Tur kitabımız olarak okumadan önce kitaptan hiç haberim yoktu.Ancak okuduktan sonra iyi ki okumuşum dedim.Haberimin olmamasını yeni kitap olmasına bağlıyorum.İlk baskı Temmuz 2015'te yapılmış.

"Çoğu insan,ineklerin düşünemediğini zanneder.Selam.Durun,düzelteyim:çoğu insan ineklerin düşünemediğini ve duygularının olmadığını zanneder.A-lo.Ben bir ineğim;adım Elsie,hı-hı,biliyorum.Mö.Oldu mu? Ya...Düşünebiliyor,hissedebiliyor,espri yapabiliyoruz...Çoğumuz.Bana adını verdikleri büyük teyzem Elsie mesela,hiç anlamazdı espriden.Hiç.Sıfır diyorum.İnsanların yaptığı aptallıklarla ilgili esprilere bile gülmezdi.Hani vardır ya,iki insan bir bara girmiş..Ama durun,fazla vaktim olmayabilir.Oyalanmamam lazım."

Kitabımız böyle başlıyor.O kadar samimi bir giriş ki.Günlük tarzında yazıldığı için çok cana yakın bir dil kullanılmış.Dili okurken eğlenmemi ve sayfaların su gibi akıp gitmesine neden oldu.Zaten 155 sayfalık kısacık bir kitap.Aynı akşam başlayıp bitirdim.



İçinde böyle resimler,illüstrasyonlar var.Ben çok hoş buldum.Severim kitapların içindeki illüstrasyonları,not bölümlerini,açıklamaları...

Ayrıca günümüzdeki filmlere ve kitaplara da bol bol gönderme mevcut.Tabi ben çoğunu anlamadım.Cahilliğin sonu...

En sevdiğim sahnelerden biri Türkiye'ye iniş sahneleriydi.Ufacık yerde Turkey desinler heyecanlanan beni sırf Türkiye'den bahseden bir sayfayı okurken düşünün.Türkiye deki bölümlerin daha fazla olmasını isterdim tabi.

Yazarın eğlenceli,akıcı dili kitabı bana sevdiren önemli noktalardan oldu.Eğer 3.kişi ağzından yazılmış olsaydı belki bu kadar sevmeyebilirdim.Sanırım bir hayvan ağzından yazılmış olarak okuduğum ilk kitap oldu.İnek Elsie,Domuz Şalom ve hindi Tom çoğu yerde kişiselleştirilerek okuyucuya aktarılmış.Beni pek rahatsız etmedi açıkçası.Ayrıca komik diyologlar da vardı.Ben kitaplarda genellikle gülmem veya ağlamam.Ama Kutsal İnek'te beni gülümseten yerler mevcuttu.Hepsinin altını çizdim.Alıntılarda da paylaşacağım.Yazarın vermek istediği mesajı  başarılı bir şekilde veremediğini düşünüyorum.Buradan yarım puan kırdım.

Bir oturuşta bitebilecek,size eğlenceli zaman geçirtecek bir kitap.


"Masumiyet hoştur ama dünya bize daha fazlasını sunar ve sunulanı almamak hatadır.Ebediyen buzağı kalınamaz."

"Kaka işte.Kaka ile pırt.Ne?Rahatsız mı etti?Bana ne,senin derdin o büyük reis.Hepimiz kaka yaparız.Bol yaparız hem de.Ne var bunda?Kaka-kaka-kaka-pırt-zart-zurt-kakaloji-pırtizm,veaire."

"İnsanların kendilerine hayvan denmesinin ağır hakaret saydıklarını biliyorum.Şahsen hiçbir insana hayvan deme ayrıcalığını tanımam çünkü hayvanlar yaşamak için öldürebilirler ama asla öldürmek için yaşamazlar.İnsanlar,kendilerine yeniden hayvan denmesini hak etmek zorunda."

"Neden bir şeyin kıymetini en çok terk edeceğimiz anda fark ederiz?"

""Her yeri terk etmek zordur" dedi."Terk ettiğin yer berbat olsa bile zordur.""

"Kancık mı dedin ulan bana,Rin Tin Tin kılıklı?"

"Bir şeyi dışarıda tutmak,kendini içeri kapamak demektir.Tek duvarla bir değil,iki hapishane yaratılır."

April Yayıncılığa turumuzda bize sponsor oldukları için ve kitabın basımını ve tasarımını gerçekten özenerek yaptıkları için çok teşekkür ediyorum.Bir sonraki tur yazımda görüşmek üzere :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder