19 Eylül 2015 Cumartesi

Haftanın Önerileri #3


Herkese merhaba :) Haftanın Önerileri yazıma hepiniz hoş geldiniz. En son 2 hafta önce Haftanın Önerileri yazımı yazmışım.Bu 2 haftalık süreçte tatildeydim ve bilgisayardan uzaktım.Bundan sonra okul dönemi başladığı için her hafta yazabilir miyim daha doğrusu yazabilecek bir şeyler bulur muyum bilmiyorum.Neysen başlayalım artık.
Kitap Önerisi
Bu hafta ki kitap önerim Buz Kapanı.Böyle harika bir seri olamaz.Buz Kapanı Karanlık Zihinler Serisi'nin 2.kitabı.Bu yüzden daha seriye başlamayanlar için yorumu kısa tutup spoiler vermemeye özen gösteriyorum.Eğer hala Karanlık Zihinler'i okumadıysanız çok şey  kaçırıyorsunuz.Karanlık Zihinler yorumu için TIKLAYIN








Dizi Önerisi
The Tomorrow People benim geçen sene izlediğim bir diziydi.Konusunu hatırlıyorum ama kendim yazarsam iyice karıştırabilirim.Stephen Jameson, günümüz dünyası ile gelecek arasında köprü görevi gören bir gençtir. 1 yıl öncesine kadar ne olduğundan haberi yokken sesler duymaya ve rüyaları karışmaya başlar. Sonunda dayanamaz ve kafasındaki sesleri dinleyerek diğerlerini (John, Cara ve Russell), yani "Yarının İnsanları'nı" bulur. Ama yalnız değillerdir. Ultra adındaki grup da bu tarz özel insanların peşindedir ama onların zararlı türler olduklarını düşünmektedirler. Stephen'ın önünde 2 yol vardır: Ultra'ya yardım edip Yarının İnsanları'nın izole edilmesine yardım ederek çevresindekileri güvence altında tutmak ya da Yarının İnsanları'nın yanında yer alıp belirsiz, farklı bir hayata devam etmek. Ama onun asıl istediği geleceğe değil geçmişe doğru gidip babasının gizemli kayboluşunu çözmektir. Dizinin başrolü Robbie Amell, Arrow'un başrolü Stephen Amell'in kuzeni. Dizinin yapımcılarından biri de The Vampire Diaries'in yaratıcısı Julie Plec.Böyle fantastik olsun bilimkurgu olsun o diziye bayılırım.Önerileriniz varsa söyleyebilirsiniz tabiki.The Tomorrow People'ı gerçekten severek izliyordumAncak sadece 1 sezon sürdü.Neden devam edilmediğini hatırlamyorum ama keşke 2.sezon çekilseydi.Bu arada dizide John'u canlandıran Luke Mitchell'i de ayrı severim ;)

Film Önerisi

Beastly yani Türkçe adıyla Sevimsiz'i Salı günü izledim.2.ye izleyişim oldu.Konusu kısaca Güzel ve Çirkin hikayesinin günümüze uyarlanmış versiyonu.Her lisede mutlaka bütün kızların hayran olduğu, erkeklerin ise kıskandığı popüler çocuklar vardır. Şimdi karşımıza çıkan isim Kyle. 17 yaşındaki hovarda ve umursamaz Kyle, bu sefer gözüne sıradışı sınıf arkadaşı Kendra’yı kestirir. Çünkü bütün okul, onun bir çeşit büyücü olduğu dedikodularıyla çalkalanmaktadır. 
Kyle, Kendra’yı herkesin gözü önünde küçük düşürmenin fırsatını kollarken, genç kız bu şımarık oğlana küçük bir ders vermeye karar verir. Yaptığı büyü ile Kyle’ın yakışıklı fiziğini, iç karakteri gibi çirkin ve itici bir varlığa dönüştürür. Büyünün bozulması için Kyle’ın bir sene içide onu, bu haliyle bile gerçekten sevecek birini bulması gerekir. Yoksa ömür boyu bu lanetle yaşaması gerekecetir… İç güzelliğin dış güzellikten daha önemli olduğunu anlatan çok güzel bir filmdi.Bu filmi çok severim ve ne kadar izlesem de sıkılacağımı düşünmüyorum.Başrolündeki Alex Pettyfer'e de hayranım *-* Filmin kitabı da varmış.Onu da çok merak ediyorum.

Müzik Önerisi
Lana Del Rey'imin Noir şarkısına takılıp kaldım.Öyle sinirli bir sesi var ki bu şarkıyı daha muhteşem yapıyor.
Bir sonraki yazımda görüşürüz :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder