28 Eylül 2015 Pazartesi

Kubbe'nin Altında/Stephen King-YORUM



Kitabın Adı:Kubbe'nin Altında

Orjinal Adı:Under The Dome

Yazarı:Stephen King

Yayınevi:Altın Kitaplar

Sayfa Sayısı:1024






Under The Dome adlı diziyi duymuşsunuzdur.İşte dün bu dizinin kitabını bitirdim.Dizinin ilk 5 bölümünü falan izlemiştim.Sonra kitabı olduğunu öğrenip diziyi bıraktım.2014 Tüyap Kitap Fuarından aldım kitabı.Ancak kitaptan çok tuğlaya benzediği için gözüm korktu.Okuması 2015 yazına kaldı.


 119 Karayolu'nun aşağısında, Chester's Mill'de kıyamet kopmak üzere...

Güzel, güneşli bir günde küçük kasabanın dünyayla olan bütün bağlantısı görünmez bir güç tarafından kesilir. Uçaklar görünmez bir kalkana çarpar, şiddetli bir yağmur önüne geleni yıkıp yerle bir eder. Kubbe yavaş yavaş alçalırken bahçıvanın eli kopar. Arabalar infilak eder. Aileler birbirinden kaçar, herkes panik içindedir. Hiç kimse bu kalkanın nedenini, neden, ne zaman geldiğini ve ne zaman ortadan kalkacağını bilemez. Bir Irak savaşı gazisi ve acımasız bir politikacı Kubbe'nin altındaki gücü ele geçirmeye kararlıdır, ama onların asıl düşmanı Kubbe' dir, çünkü zaman gittikçe azalmaktadır.

Nereden başlasam bilemiyorum.O kadar çok bahsedilecek unsur var ki..
Kitabı aldınız,korkunuzu yendiniz,kitabın kapağını araladınız.Karşınıza direkt olarak bir kasaba haritası ve karakterler listesi çıkıyor.Bu liste 60 küsur karakterden oluşuyor.İçinize bir tedirginlik düştü.Yok be bu kadar karakter yoktur dediniz.Ama var.Listede ki karakterler bir bir karşınıza çıkıyor.Hemde en ince ayrıntısına kadar
En büyük korkum karakterleri unutmam ya da karıştırmamdı.Ama hiç bir karakteri unutmadım.Uzun süre adı geçmeyen karakterden bahsedildiğinde bile kim olduğunu çok net hatırladım.Bunun için kendimi övmek isterdim ama övgüler King abimize gidiyor.

Chester's Mill kasabasının dış dünyayla olan bağlantısı görünmez bir güç tarafından kesilir.Kasabaya giden tüm yollar bu güç tarafından kapanır.O an kasabanın içinde bulunan tüm insanlar kasabanın içende kalır.Herkes panik içindedir.Yiyecekler,su ve enerji gibi en önemli ihtiyaçlar yavaş yavaş tükenir.Bu kargaşa ortamında herkes kendine bir yol çizer.Bu yolun sonu belirsizdir.

1024 sayfa dedik ama görünüşüyle tam bir tezat içerisinde.Oldukça akıcı ve sürükleyici.İlk 200 sayfa Kubbenin inişi ve yarattığı sorunlara odaklanmış.Daha sonrası ise kubbenin içindeki yaşam,insan ilişkileri ve psikolojisi üzerine...

Bu Kubbe ortamı içerisinde her telden insan bulabilirsiniz.En kötüsünden en iyisine,en akıllısından en aptalına..Belki bir karakteri bile benimseyebilirsiniz.
Dale Barbara yani "Barbie" son anda bu Kubbe içinde sıkışan biri.Eski asker.Benim çok sevdiğim bir karakter oldu.
Julia Shumway ise en sevdiğim ve en güçlü kadın karakterler arasına rahatlıkla girer.Koca Jim'e bile kafa tuttuysa bu kadın sevilmez mi?
Peki kim bu KOCA Jim?
Okuduğunuz en sinir bozucu karakterlerden biri olabilir.Kubbe'den önce meclis üyesiyken Kubbe'nin içerisinde güç peşinde koşan ve imparatorluğa yükselen,gücü elinde tutmak için türlü entrikalara giren bir karakterdir.Birde bunun oğlu Junior var ki.Onun da babasından aşağı kalır bir yanı yok.

Kitapta baş karakter diyebileceğiniz biri yok.Bölüm bölüm her karakterin hayatına dahil oluyoruz.Bazen bu Julia'nın köpeği Horace bile olabiliyor.Hal böyle olunca 1 gün 100 sayfa da anlatılıyor.Kitap Kubbenin inişiyle başladı ve 1024 sayfa sonra Kubbenin inişinin üzerinden 1 hafta bile geçmemişti

Bunlar benim için hep olumsuz unsurlar.
*Çok fazla karakter olması
*1 günün 100 sayfada anlatılması
*Aksiyonun olmaması
*Tamamen insan ilişkilerine odaklanılması
*Bi ara Kubbenin tamamen unutulması

Ben kitaba başlamadan önce böyle olacağını tahmin ediyordum bu yüzden ön yargıyla başladım.Ama öyle bir ters köşe oldum ki.Bir oturuşta 300 sayfa okudum.Kitabın içinde kayboldum.Beklediğimden çok daha mükemmel çıktı.Eğer sizinde benim gibi ön yargılarınız varsa bu önyargıları yıkın ve şu kitaba bi şans verin.

Stephen King'in ilk okuduğum eseri Hayvan Mezarlığıydı.Ve açıkcası King'in biraz abartıldığını düşünmüştüm.Ama Kubbenin Altında'yı okurken hiç sıkılmamam yazara hayran olmamı sağladı.Diğer ktaplarını en kısa sürede okumak istiyorum *-*

Gelelim kitabın sonuna merak etmeyin spoiler yok! Kitap boyunca kafamı hep kubbe meselesine yordum.Aklımda tek bir teori vardı ve o da doğru çıktı.Ama doğru çıkmasını istemezdim.Kitabın sonu özellikle Kubbe meselesi beni hiç tatmin etmedi.Hani okuyorsunuz okuyorsunuz beklentileriniz oldukça yükseliyor ama beklediğinizi bulamıyorsunuz ya :(  Kubbe meselesine getirilen açıklama ve Julia'nın sonda yaptığı şey çok yetersiz geldi.Sanki Stephen King Kubbeyi koymuşta kaldırmayı becerememiş gibi..

Kitap bittikten sonra dizisine başlayayım dedim.Daha ilk 20 dakikada o kadar çok farklılık gördüm ki...
Barbie'nin kasabadan arabayla çıkmaya çalışması(ki oraya kitaptaki gibi arabalı sarışını koysalardı çok daha etkileyici olurdu.)
Kubbenin ses geçirmemesi
Tabiki kitabı birebir geçirecek halleri yok illa ki farklılıklar olacaktır.Ama sonra Rusty Everett'in Kubbe dışında kaldığını gördüm ve orda bayıldım sanırım.Kitaptaki en önemli ve en sevdiğim bir karakteri Kubbe dışında görünce ne olduğunu şaşırdım.ŞİMDİ KİM OTOPSİ YAPACAK?? Ki zaten  bu Rusty itfiayeci olmuş -_-




Biraz da gördüğüm kadarıyla dizide ki oyunculardan bahsetmek istiyorum.
Barbie karakterini canlandıran Mike Vogel karaktere biraz oturmuş biraz oturmamış.Ben okurken onu hep Jensen Ackles olarak canlandırmıştım.Bence role çok daha iyi uyardı.

Bu adam neden burda koca kafalar gibi çıkmış. o.0

Julia Shumway ise benim için bir süpriz oldu.Alacakaranlığın Victoria'sı Rachelle Lefevre karşıma Julia olarak çıktı.Role de çok yakışmış.


Barbie,Julia,Joe,Jim hatta koca göbekli ve kel olarak düşündüğüm ama hiç öyle çıkmayan Duke Perkins'e bile tamam ama Junior o role hiç olmuş mu?

Hayalimde ki Junior iri yarı,serseri tipli,etrafta bali çekmiş gibi dolaşan yaratık görünümlü biriydi.(demek ki baya nefret etmişim)

O düşüncelerden sonra karşıma Junior olarak bu bebek yüzlü oğlan çıkınca ben şok oldum tabi.Bu tiple o kadar işe bulaşıp nasıl pislik gibi görünecek bilemiyorum.

Diziye devam etmeyi düşünüyorum.Yalnız kitap bittikten sonra eksikliğini hissettim.Barbie'yi Julia'yı okumamak garip hissettirdi.

Br sonraki yazımda görüşürüz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder